Serik Meslek Yüksekokulu ne zaman açılacak ?

Erdemitlee

Global Mod
Global Mod
Serik Meslek Yüksekokulu Ne Zaman Açılacak? Sabır Taşı da Çatladı Artık!

Arkadaşlar, artık gerçekten sabrımın sınırlarını zorluyorum. Serik Meslek Yüksekokulu’nun açılışıyla ilgili yıllardır süren bu belirsizlik sadece bir eğitim meselesi değil, aynı zamanda bir vizyon, irade ve ciddiyet meselesi. Herkes “açılacak, yakında açılacak, son aşamadayız” diyor ama ortada ne bir tarih var, ne de somut bir ilerleme. Bu konu hakkında konuşmazsak, bu sessizlik içinde kaybolacağız. Şimdi soruyorum: Serik MYO neden hâlâ açılmadı?

---

Yıllardır Süren Belirsizlik: Kimin Umurunda?

Serik gibi turizm potansiyeli yüksek bir ilçede, bir meslek yüksekokulunun hâlâ faaliyete geçmemiş olması sadece idari bir gecikme değil, aynı zamanda bir toplumsal ayıp. “Binamız hazır, hocalar gelecek, kadro onaylandı” söylemleriyle yıllar geçti. Her yıl umutla bekleyen gençler için bu durum bir hayal kırıklığına dönüştü. Eğitim, özellikle de yerel istihdamı güçlendiren mesleki eğitim, bu kadar ertelenmemeli.

Peki, neden açılmıyor? Bürokratik engeller mi? Bütçe eksikliği mi? Yoksa siyasi çekişmeler mi? Bu soruların hiçbiri tatmin edici şekilde cevaplanmadı. Herkes topu bir diğerine atıyor. İlçe belediyesi “biz yer tahsisini yaptık” diyor, üniversite “kadrolar tamamlanmadı” diyor. Bu arada kaybeden kim? Gençler, bölge halkı ve Serik’in geleceği.

---

Stratejik Bakış: Erkeklerin Mantığıyla Bir Okuma

Biraz stratejik düşünelim. Serik Meslek Yüksekokulu’nun açılması sadece bir eğitim projesi değil, aynı zamanda bir ekonomik hamle olmalıydı. Turizm, tarım, hizmet sektörü… Serik’in bu alanlarda yetişmiş insana ihtiyacı var. Ancak planlama o kadar zayıf yapılmış ki, projenin her aşamasında bir “bekleyelim bakalım” tavrı hâkim olmuş.

Bir erkek gözüyle bakıldığında bu, stratejik bir hata zinciri gibi duruyor. Proje yönetimi, koordinasyon eksikliği, planlamadaki boşluklar ve sorumluluk dağınıklığı, her şeyi yavaşlatmış. Yani “yol haritası” olmadan yola çıkılmış. Eğitim yatırımları stratejik düşünme ister; ama burada strateji değil, “idare etme” anlayışı baskın olmuş.

---

Empatik Bakış: Kadınların Gözünden Bir Gerçeklik

Bir de insan tarafına bakalım. Kadınların empatik bakış açısıyla değerlendirirsek, bu gecikme sadece bir idari sorun değil, umutların söndürülmesi anlamına geliyor. Her yıl üniversiteye gitmek isteyen kız öğrenciler, ailelerinden uzakta kalmamak için Serik MYO’nun açılmasını bekliyor. “Bu sene açılacakmış” diye umutlanan aileler, her defasında hayal kırıklığı yaşıyor.

Bu gecikmenin duygusal boyutu göz ardı ediliyor. Eğitim sadece bina ve kadrodan ibaret değil; toplumsal bir güven meselesi. İnsanlara “bekleyin” demek kolay ama beklemenin bedelini kim ödüyor? Gençler.

---

Tartışmalı Nokta: Gerçekten İsteniyor mu?

Burada en provokatif soruyu sormak istiyorum: Serik Meslek Yüksekokulu gerçekten isteniyor mu?

Eğer gerçekten istenseydi, bu kadar yıl beklenir miydi?

Bazı yerel güç odaklarının okulun açılmasını bilinçli olarak yavaşlattığı iddiaları dolaşıyor. Çünkü eğitimli bir toplum, sorgulayan bir toplumdur; sorgulayan insanlar ise bazılarını rahatsız eder. Bu yüzden “yarın açılacak” sözü, bir oyalama stratejisi olabilir mi?

Biraz sert bir ifade olacak ama belki de Serik’te eğitim değil, sessizlik tercih ediliyor. Çünkü eğitim, farkındalık getirir. Farkındalık ise rahatsızlık.

---

Toplumun Sesi: “Artık Yeter!”

Forumdaki dostlar, siz ne düşünüyorsunuz? Bu kadar uzun süredir neden bir adım atılmadı? Gerçekten bu kadar zor mu bir meslek yüksekokulunu faaliyete geçirmek? Yoksa irade mi yok?

Artık herkesin aynı şeyi söylemekten yorulduğu bir noktadayız: “Ne zaman açılacak?”

Ama belki artık şu soruyu sormalıyız: “Açılmasını gerçekten istiyor muyuz?”

Bu mesele sadece Serik’in değil, Türkiye’deki yerel eğitim planlamasının da bir özeti. Hep aynı hikâye: Temeli atılan ama kapısı açılmayan okullar, vaatler, törenler, fotoğraflar… sonra sessizlik.

---

Çözüm Nerede?

Sorunun çözümü aslında ortada:

1. Şeffaf bir takvim açıklanmalı. “Yakında” değil, somut bir tarih.

2. Sorumluluk zinciri netleşmeli. Kim hangi aşamadan sorumlu, halk bilmeli.

3. Toplumsal baskı artmalı. Sivil toplum, yerel medya ve halk bu konuyu sürekli gündemde tutmalı.

4. Siyasi sahiplenme olmalı ama çıkar ilişkileriyle değil, toplumsal fayda için.

Ama bunların hiçbiri yapılmıyor. Çünkü herkes “birisi yapar” diye bekliyor. Bu bekleyiş kültürü, Serik’in en büyük handikabı haline geldi.

---

Son Söz: Tartışmayı Büyütelim!

Arkadaşlar, bu konuyu sadece “ne zaman açılacak” düzeyinde konuşmak artık yetmiyor.

Şunu düşünelim: Eğer bir ilçede yıllardır bir meslek yüksekokulu açılamıyorsa, orada bir sistem arızası vardır.

Bu yüzden soruyorum:

- Bu okul neden açılmıyor, kim engel oluyor?

- Biz, Serikliler olarak neden bu kadar sessiziz?

- Eğitim hakkı bu kadar ucuz mu?

Cevaplarınızı merak ediyorum. Özellikle de bu konuda farklı düşünenlerden... Belki de hep birlikte ses çıkarırsak, bir şeyler değişir.

---

“Sessizlikle değil, tartışmayla değişir dünya.”
 
Üst