Dost kavramı nedir ?

SULTAN

Global Mod
Global Mod
Dost Kavramı Nedir? Bir İnsanı Gerçekten “Dost” Yapan Şeyler

İnsan ilişkileri üzerine düşünmeye başladığımda işin içinden çıkamıyorum. Çünkü “dost” dediğimiz insan bazen çocukluktan beri tanıdığımız kişidir, bazen de hayatımıza girip üç kahve içtikten sonra “Bu insan beni benden iyi tanıyor galiba” dedirten biridir. Hatta bazı dostluklarda taraflardan biri diğerinin evinin anahtarını taşırken, diğerinin hâlâ arkadaşının soyadını yanlış yazması bile mümkündür. Demek ki dostlukta ölçü cetvelle yapılmıyor.

Peki dost kavramı nedir?

Sözlük anlamının ötesine geçtiğimizde dostluk; güven, sadakat, karşılıklılık, anlayış, dürüstlük ve zor zamanlarda birbirinin yanında olabilme gibi unsurların birleştiği özel bir insan ilişkisi olarak karşımıza çıkar. Fakat bana göre dostluğu asıl ilginç yapan şey, bu özelliklerin hiçbirinin tek başına yeterli olmamasıdır. Çok dürüst olup kaba davranabilirsiniz. Çok sadık olup arkadaşınızın sınırlarına saygı göstermeyebilirsiniz. Çok eğlenceli olup zor zamanlarda ortadan kaybolabilirsiniz.

Dostluk biraz da bütün bu parçaların aynı insanda makul bir dengeye ulaşmasıdır.

Dostluk Sadece Birlikte Gülmek Midir?

İlk akla gelen cevap “Hayır” olacaktır. Fakat işin ilginç tarafı, birlikte gülmenin dostlukta küçümsenemeyecek bir yeri olmasıdır.

Gerçek bir dostla bazen dünyanın en saçma şeyine kahkaha atabilirsiniz. Başkalarının anlamadığı bir bakışma bile dakikalarca süren bir şakaya dönüşebilir. Bir kelimenin yanlış telaffuz edilmesi yıllarca aile arşivinde saklanan komik bir anıya dönüşebilir.

Ama dostluk yalnızca eğlenceli zamanlardan oluşsaydı, güzel bir tatil arkadaşıyla gerçek dost arasında pek fark kalmazdı.

Dostluğu sınayan asıl durumlar genellikle hayatın “filtreyi kapat” dediği anlardır.

İşini kaybettiğinizde, ilişkiniz bittiğinde, bir hata yaptığınızda, hastalandığınızda, başarısız olduğunuzda veya herkesin sizi alkışlamasını beklediği bir dönemde işler ters gittiğinde yanınızda kim kalıyor?

Daha önemlisi, dostunuz sizi haksız olduğunuz bir konuda uyarabiliyor mu?

Çünkü sürekli “Sen haklısın” diyen biri her zaman iyi bir dost değildir. Bazen gerçek dost, insanın egosuna değil, uzun vadeli iyiliğine yatırım yapar.

Gerçek Dostun En Önemli Özelliği: Güven

Dostluğun temelinde güven vardır. Güven yoksa ilişkinin geri kalan parçaları kolayca sallanmaya başlar.

Bir arkadaşınıza özel bir şey anlattığınızda onun bunu ertesi gün beş kişilik WhatsApp grubunda “Ben isim vermeyeceğim ama siz zaten anlarsınız” şeklinde paylaşmayacağını bilmek istersiniz.

Güven sadece sır saklamak da değildir. Verdiği sözü tutmak, zor durumda bahane üretmemek, arkanızdan farklı yüz takınmamak ve gerektiğinde size karşı dürüst olabilmektir.

Psikoloji alanındaki araştırmalar da sosyal bağların insanların yaşamında önemli bir yere sahip olduğunu gösteriyor. Özellikle kaliteli sosyal ilişkiler; aidiyet duygusu, sosyal destek ve psikolojik iyi oluş açısından önem taşıyor. Buradaki kritik kelime “kaliteli”. Çünkü yüzlerce tanıdığa sahip olmakla birkaç güvenilir dosta sahip olmak aynı şey değildir.

Bazen telefon rehberinde 800 kişi bulunur ama gece saat 02.00'de “Kötü bir şey oldu, konuşabilir miyiz?” diye arayabileceğiniz insan sayısı üçtür.

Belki de dostluğun matematiği tam olarak budur: Çokluk değil, güven yoğunluğu.

Erkekler Çözüm Arar, Kadınlar Dinler: Gerçekten Böyle Mi?

Dostluk konusu açıldığında sık yapılan genellemelerden biri de erkeklerin sorunlara çözüm üretmeye, kadınların ise duyguları konuşmaya daha yatkın olduğudur.

Bu gözlemin bazı sosyal deneyimlerde karşılığı olabilir; ancak bunu değişmez bir biyolojik kural gibi görmek yanıltıcıdır. İnsanların iletişim biçimleri cinsiyetten çok kişilik, yetiştirilme tarzı, kültür, deneyimler ve içinde bulunulan ilişkiyle şekillenebilir.

Örneğin Mehmet isimli bir erkek düşünelim. Arkadaşı “İş yerinde çok bunaldım” dediğinde Mehmet hemen telefonunu çıkarıp iş ilanlarına bakmaya başlayabilir.

“CV'ni gönder, beraber düzenleyelim.”

Pratik, stratejik, çözüm odaklı.

Aynı sırada Ayşe isimli bir kadın arkadaşının yanına oturup “Bunu yaşarken en çok hangi kısmı seni yordu?” diye sorabilir.

Empatik, ilişki odaklı, duyguyu anlamaya çalışan bir yaklaşım.

Fakat birkaç dakika sonra tablo değişebilir.

Mehmet, arkadaşının aslında çözüm değil, yalnızca dinlenmek istediğini fark edip telefonu masaya bırakabilir. Ayşe ise arkadaşının işsiz kalma korkusunu dinledikten sonra birlikte bütçe planı çıkarabilir.

İşte gerçek hayat tam olarak burada başlıyor.

Dostlukta mesele “erkekler böyledir, kadınlar şöyledir” demek değil; karşımızdaki insanın o anda neye ihtiyaç duyduğunu anlayabilmektir.

Bazı erkekler saatlerce duygusal destek verir. Bazı kadınlar kriz anında inanılmaz stratejik düşünür. Bazı insanlar ise ikisini aynı anda yapabilir.

Dostluğu güzelleştiren şey de zaten insanları kutulara koymak yerine tanımaya çalışmaktır.

Dost Bazen Çözüm Değil, Koltuk Değneğidir

Hepimizin hayatında “Bunu nasıl çözeceğiz?” sorusunun işe yaramadığı anlar vardır.

Bazen ortada çözülecek bir problem yoktur. Sadece yaşanması gereken bir acı vardır.

Bir yakının kaybı, biten bir ilişki, hayal kırıklığı veya yıllardır emek verilen bir hedefin gerçekleşmemesi…

Böyle zamanlarda dostunuzun görevi sihirli cümleyi bulmak olmayabilir.

“Boş ver, geçer.”

“Daha iyisini bulursun.”

“Takma kafana.”

Bu cümleler iyi niyetli olsa bile bazen insanın kendisini anlaşılmamış hissetmesine neden olabilir.

Bunun yerine “Buradayım” demek çok daha güçlü olabilir.

İşte dostluğun olgunlaşmış hali burada ortaya çıkar: Karşınızdaki insanın sorununu hemen düzeltmeye çalışmadan onun yanında kalabilmek.

Çünkü bazı yaraların Excel tablosu yoktur.

Dostlukta Dürüstlük ile Kırıcı Olmak Arasındaki İnce Çizgi

“Ben çok dürüst bir insanım” cümlesini kuran kişilere karşı bazen dikkatli olmak gerekir.

Çünkü dürüstlük, akla gelen her şeyi filtresiz söylemek değildir.

“Saçın kötü olmuş.”

“Bu ilişki zaten baştan yanlıştı.”

“Sen bu işi beceremezsin.”

Bunlar dürüstlük kisvesine bürünmüş gereksiz sertlikler olabilir.

Gerçek dürüstlük, karşımızdaki insanın onurunu koruyarak gerçeği söyleyebilmektir.
 
Üst